« Önceki | Sonraki »

Perşembe, Mart 15, 2007

Derste canı sıkıldı bu oyunu buldu....

Kapitalist Online, yeni yılın ilk gününde yayına başladı. Bir ayda iki bin kayıtlı oyuncu ve aylık üç milyon sayfa görüntülemesine ulaştı. Oyun, kapitalist-online.com üzerinden oynanıyor.

Oyunda hepsi 22 yaşında ve Ege Üniversitesi öğrencisi olan dört arkadaşın imzası var. Fikir babası Ege Üniversitesi İngilizce İşletme son sınıf öğrencisi Samed Tarkan Anlar şöyle anlatıyor:

"Okulda aldığım dersler dolayısıyla oyunun içeriği konusunda gerekli bilgiye sahiptim. Bir yandan da uzun zamandır programlama ve web tasarımıyla uğraşıyorum. Bu iki bilgiyi birleştirmek istiyordum ama aklımda bir oyun yaratmak yoktu. Okuldaki sıkıcı derslerden birinde aklıma gelen bir fikirle başladı herşey. O derste oyunu planlamaya başladım ve kısa sürede ana hatları ortaya çıktı. Oyun üç ayda hazırlandı, bu sürenin son bir ayı test aşamasıydı."

Anlar’a projenin en başından beri sınıf arkadaşı Elçin Tavaslı destek oldu. Birlikte fikri geliştirip, programlamaya başladılar. Sonra ekibe Almanya’da Siemens’te mühendis olarak çalışan Anlar’ın lise arkadaşı Burhan Bavkır katıldı ve programlamaya destek verdi. Yine Ege Üniversitesi’nde okuyan Musab Saraç ve Arzu Anlar oyunun iletişim ve yönetimini üstlendi. Ayrıca yine aynı fakültenin öğrencisi olan Cem Ertekin ve Ahmet Yıldız da test aşamasında ekibe destek olarak, sitenin forum bölümünü hazırladı.

Bu genç ekip Kapitalist Online’ı ilk başta işletme, iktisat fakülteleri ve ticaret lisesi öğrencileri için hazırladı. Ama oyunun ilkokuldan başlayarak, değişik fakültelerde okuyan üniversite öğrencilerine kadar farklı yaş gruplarındaki kişilerin ilgisini çektiğini gördüler. Oyunun fanatikleri arasında bankacılar ve KOBİ yöneticileri de var. Ekip bu başarıyı oyunun basit bir arayüze sahip olması ve her oyuncunun kendi stratejisini geliştirmesine imkan veren esnek yapısına bağlıyor.

Oyun sizden bir strateji geliştirip, sürekli bir sonraki hamleyi hesaplamanızı istiyor. Başarılı olmak için sadece mantık değil, önsezilerinize de önem vermelisiniz. Oyunda insan kaynakları yönetiminin de ayrı bir önemi var. Çalışanlarınızı memnun etmek çok zor. Eğer elinizde yeterli makine yoksa, çalışamadığı için işten ayrılan işçileri yüksek maaş vererek bile motive edemiyorsunuz. Yükselmek için ortaklarınızla iyi ilişkiler kurmanız ve ciddi stratejiler oluşturmanız gerekiyor. Bu özellikleri sebebiyle oyun, oyuncuların ileriye dönük, sistemli çalışmalarını, yorumlama kabiliyetlerini geliştirmelerini sağlıyor. Sanal bir ortamda da olsa size iş hayatı hakkında ön bilgi veriyor.

Samed Tarkan Anlar oyunun gerçek iş hayatı için bir prova olduğunu anlatıyor: "Bu oyunun yapılış amacı teorik bilgiyi eğlenceli bir hale getirmek ve iş hayatını yansıtmak. Gerçeği biraz abartarak daha eğlenceli ve daha riskli hale getirdik. Gerçek döviz kurlarıyla döviz alım-satımı yapmak oyunun bir parçası ve gerçek hayatın ta kendisi... Bir döviz bürosu sahibi bize hem oyunu oynayıp hem de döviz kurlarını oyundan takip ettiğini söyledi. Kendisi bu oyunu çalışanlarına da oynatıyormuş. Onun önerisi üzerine bir sonraki versiyonda altının son fiyatlarını da oyuna ekleyeceğiz ve altın alım-satımı yapmak da mümkün olacak."

Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyelerinden de Kapitalist Online’a tam destek var! Ekip bir sonraki versiyonda, oyuna daha gerçekçi bir hava katmayı planlıyor. Böylece Kapitalist Online’ı tüm üniversitelerde oynanması tavsiye edilen bir oyun haline getirmek istiyorlar. Sistemi geliştirip, 100 bin kişinin aynı anda oyunu oynayabileceği kapasiteye getirmek için çalışıyorlar.

Kaynak: Hürriyet İK

Perşembe, Mart 15, 2007

Kadın.......

Bir kadin cocuktur aslinda..
Cocuk gibi davranmayi sever.
Erkegin kendisine bir cocuga gösterdigi sefkati göstermesini de ister.
Bir cocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadini
Ama her kadin cocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister.
Yani bir kadinin cocukluk yapmasina izin vereceksiniz,
ama asla onu bir cocuk olarak görmeyeceksiniz.
Bir kadin güçlüdür aslinda.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez.
Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler.
Böylece hem daha kadin oldugunu hissedecektir hem de
erkeginin ne kadar güçlü oldugunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar.

Bir kadin sevgilidir aslinda.
Içinde her zaman sevgiyi tasir.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrilamaz. Sevdiklerini kolay kolay kiramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadininn tam anlamyyla sevebilmesi için
yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsiniz
Belki kolayca yüregine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmedigi halde terk etmeyen kadinlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acimak" duygusudur.

Bir kadin yalnizdir aslinda.
Hiçbir zaman kadini bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnizdir
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanin kapisini açamaz.
Yalnizlik onun siginagidir
O siginaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar
verir.
Siginaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.


Bir kadin bilgindir aslinda.
Neler yapabilecegini erkek akli hayal bile edemez.
Yaraticilginin siniri yoktur
Ama bunu ortaya çykartmak için hayatinin erkegini bekler.
Hoyratça harcamaz yaraticiligini sadece erkegine saklar.
Bir kadinin gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz
demektir.
Çünkü yasaminiz asla siradan olmayacaktir.



Bir kadin hayattir aslinda.
Çünkü hayatin içinde olan her sey ancak kadinlar oldugunda anlam
kazaniyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadinin elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup
içtiginiz su arasindaki lezzet farkini anlayabiliyor musunuz?


Anliyorsaniz ne mutlu size. Anlamiyorsaniz, ne yazik ki yasamiyorsunuz.



CAN DÜNDAR

 

Perşembe, Mart 15, 2007

Hayata sarılmak.....


Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş. İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş. 
 

O zavallı kölelerden biri, bir gün pek bitkin düştüğü için dayanamaz ve zalim krala:

 — Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu bağın üzümlerinden yapılacak şarabı hiçbir zaman içemeyeceksiniz ki! Deyivermiş.

Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış. Nihayet gün gelip üzümler yetiştikten sonra,

kral köleler de dâhil herkesin hemen toplanmasını emretmiş. Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış şaraptan bir bardak getirilmesini emretmiş. Daha önce kehanet gösterisinde bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış. Şarap bardağını eline alarak:
- Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiçbir zaman içemeyeceğimi tekrar iddia edebilir misin? diye sormuş.

Köle şöyle cevap vermiş:
- Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem.

Çünkü dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur. O arada başınıza neler gelebileceğini de bilemem!
Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri kralın adamlarından biri girmiş. Bir yaban domuzunun bahçeye girdiğini ve asmaları kırıp döktüğünü söylemiş.

Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden hemen dışarı fırlamış. Bahçede domuzun bulunduğu yere koşmuş. Kral ve domuz arasında öldüresiye bir mücadele başlamış.

Sonunda yaban domuzu mızrak gibi azı dişleriyle, Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep olmuş.Kral bostanda, bardak masada kalmış...
Şu söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:

"Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den, Nasip değil ise ne gelir elden?"
Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın. Sıkıca asılın onlara tıpkı hayata asıldığınız gibi... Çünkü onlarsız hayat da anlamsızdır..

Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.

Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Dün tarih oldu...

 

Yarın bir sır...

 

Bugünün kıymetini bilin.
Sevgiyle Kalın ....

 


Can DÜNDAR

Çarşamba, Mart 14, 2007

Kimine gör bir katil, kimine göre ise bir kurtarıcı.......

Çarşamba, Mart 14, 2007

Ampul gerçeği........

 

 

45 Saniye ampule bakın ve daha sonra beyaz boş alana bakıp ve ampulu yakın.......

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Google



reklam
Blogcu ile yapıldı



free tracking