« Önceki | Sonraki »

Çarşamba, Nisil 4, 2007

Dünya Arenasında Satranç

                                          

 

 

Satranç

Satrançta ya oyuncu olur taşlarla oynarsınız ya da taş olur oynanırsınız. En olumsuz konum oyuncu mu taş mı olduğunuzun birbirine karışmasıdır. Eğer oyun sizin üzerinize kurulmuşsa ve feda edilmeniz oyunun sonucunu belirliyorsa oyuncu olmaktan çıkıp taş konumuna geldiğiniz anlamına gelir. Ayrıca şah hamle yapmaya başlamışsa ve diğer taşlar birbirini kırıp şahın konumu belirleyici hale gelmişse bu, aynı zamanda, oyunun sonuna gelindiği anlamını da taşır. İyi bir oyuncu kendisini taş yerine koymaz ve en kötü ihtimalle yenilir ama yeni bir oyuna başlamak her zaman mümkündür. Oyunun sonunda kırılmış bir taş konumuna gelen oyuncu yerini başka birine bırakır.
Türkiye’de siyasetçilerin en büyük hatası oyuncu olmayı yeterli görmeyip bir taş gibi davranmasıdır ve oyunun sonunda sadece yenilmekle kalmazlar ayrıca kırık bir taş konumuna düşerler. Kırılma bazen yitip bitmek bazen trajik bir sonla karşılaşmak biçimine dönüşür.
Biz kahramanlara ve büyük adamlara önem veririz. Bir savaşı yönetenin, stratejiler belirleyenin adı pek fazla duyulmaz ama kahraman bir askerin adı dillerde dolaşır. Mesela Arap dünyasının kopuşunu sağlayan ne İngilizlerin uyguladıkları siyaset ne de İngiliz istihbaratının çalışmalarıdır. Lawrence adı hepsinin önüne çıkar.
Saddam bir zamanlar baş olmuş ve bir oyuncu olduğu zannedilmiştir ama sonunda bir taş olup feda edilmiştir. Ülkemizdeki siyasetçilerin taş mı baş mı olduğunu sizin değerlendirmelerinize bırakıyorum. İster seçimle, ister darbeyle gelsinler arkada bıraktıklarımızın oyuncu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyor musunuz?
Siyasette rol alanların çoğunluğu taraftır ama belli bir düzeyin üstündekiler taraf olmaya devam ediyorsa ve oyunun tümüyle ilgilenmiyor ve karşı tarafı ülkenin dışında değil içinde arıyorsa o artık oyuncu değil bir taştır. Üst düzey siyasetçi ülke içindeki diğer siyasi yapılanmaları rakibi olarak görmek yerine aralarında bir işbölümü olduğunu düşünüyorsa, onların varlığını oyunun vazgeçilmez bir parçası sayıyorsa ve oyunu diğerleriyle ahenk içinde davranarak kazanacağını düşünüyorsa artık oyuncu konumuna gelmiş demektir. Bu her siyasi oluşum için geçerlidir.
Yani siyaset bir ülkedeki tüm güçlerin satranç tahtasının aynı tarafına dizilen taşlar gibi olduğu, birinin feda edilmesinin diğerinin kazancı olmadığı ve bu feda edişin bir husumetten değil zaruretten kaynaklandığını herkesin bildiği bir oyun olmalıdır.
Bizim tarafı temsil eden ise soyut bir varlıktır ve adına devlet de diyebilirsiniz ülke de. Hiçbir makam ve mevkiye diğerlerini yenerek gelinmez ve zafer içerde kazanılmaz. Bir yere gelenin ya da gidenin kazandığı ya da kaybettiği düşünülmez. Herkes bizim taraf çok güzel bir hamle yaptı der.
Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminin birbirimize karşı değil dünyaya karşı çok şık bir hamle olmasını diliyorum.


Kaynak: Mahir Kaynak

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Google



reklam
Blogcu ile yapıldı